Avrupa’daki, perakende sektörüne bakıldığında tedarik zincirlerinin her halkasının aynı şekilde olgunlaşmadığı görülmektedir. Şirketler tedarik zinciri organizasyonu ve lojistik konusunda düzenli süreçlere sahip olmakla birlikte mağazalarla ilgili süreçlerini iyileştirme çalışmalarına daha geniş yer vermektedirler. Eskiden mağaza ile ilgili iyileştirme çalışmalarına geniş biçimde yer verilmezken, günümüzde karlılık artışı için potansiyel bir alan olarak görülmektedir. Tedarik zincirindeki nihai mamul stoklarının önemli bir bölümünün mağazalarda veya bitişik depolarda bulunması, buna önem vermeyi gerektirmektedir.
Bir başka neden ise mağazada mamul yokluğu yaşanmasıdır. Bununla ilgili çözüm bulmak için ilk olarak süreçlerin iyi bir şekilde anlaşılması gerekir. Bu süreçler iyice anlaşıldıktan sonra problemler belirlenerek tedarik zincirinin zayıf süreçleri iyileştirilir. Bu şekilde bir yaklaşımla hizmet kalitesi de artmaktadır. Mamul yokluğunun önemli bir sebebi tedarik zincirinde son halkalarda yaşanan iletişim eksikliğidir. İletişim eksikliği sonucunda farklı departmanlar stok durumunu bilmeden hareket etmektedir. Bunun ortadan kaldırılması için iyi bir şekilde tasarlanmış bilgi teknolojisi gerekir. Ancak bundan önce aradaki güven ilişkisinin iyi bir şekilde oturtulması gerekir.
Son yıllarda yaşanan rekabet, işletmeleri değişik boyutlarda işbirliklerine itmiştir. İşletmeler tarafından geleneksel düşünceler terk edilmiş ve rekabet anlayışı değişmiştir. eskiden işletmeler tedarikçilerini fiyat kriterine göre belirlemekteydi. Bu işletmeler tedarikçiler arasında fiyata dayalı rekabetin olmasını isterlerdi. Bu tür işletmeler halen de mevcuttur.
Bu tür işletmeler tedarikçilerini bir rakip gibi görmektedirler. Fakat rekabetin tedarik zincirleri arasında olduğunu anlayan işletmeler, tedarikçileri ile genişletilmiş şirketin bir parçaları gibi davranmışlardır. Bunun sonucunda işletmeler tedarikçi seçiminde fiyattan daha önemli kriterlerin olduğunu anlamışlardır ve işletmeler tedarik zincirlerinin işleyişiyle ilgili daha çok ilgilenmeye başlamışlardır.
Çünkü iyi dizayn tasarlanmış tedarik zincirinde maliyetlerin düştüğünün farkına varmışlardır. İşletmelerin tedarikçileriyle yakınlaşmasına ivme kazandıran en önemli faktörlerden biri kalitedir. İşletmeler kalitenin sadece bir bölümün değil, tüm çalışanların sorumluluğunda olduğunu savunan yönetim tarzı olan toplam kalite yönetimini benimsemişlerdir.
Sonradan yapılan muayenelerle bulunan hataların giderilmesinin pahalı olduğu artık herkesçe anlaşılmıştır. Buna göre de işletmeler, çalışanlarının süreçlerle ilgili sorumluluklarının olmasını istemektedirler. Ayrıca toplam kalite yönetimi tarzı, işletmeleri tedarikçileriyle yakınlaştırmaktadır. Tedarikçi sayısı azalmakta ve ilişkiler güvene dayalı yürütülmektedir.
Tedarik zincirindeki işletmelerin yakınlaşmasında yöneticilerin de rolü büyüktür. Çünkü kalite çalışmaları yöneticiler tarafından desteklendiği zaman başarılı olabilmektedir. Kalite çalışmalarının önemli bir kısmı olan kaliteli girdi sağlamak için yöneticiler uygun ortam oluşturmalıdır. Tedarik zincirindeki işletmelerin yöneticileri güvene dayalı işbirlikleri kapsamını artırmalıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder